DOĞANIN RUHU ( THE SPIRIT OF NATURE )

Şehirden uzaklaşıp kendinizi Doğanın Ruhu'na bırakmak ister misiniz ? Sayfamızda bulunan doğa içerikli dökümanlarla canlıların yaşamını şimdi keşfedin.

"Kutsal Toprak Ana, ağaçlar ve tüm doğa, düşüncelerinizin ve yaptıklarınızın şahididir..."

Winnebago Bilge Sözü

İmparator Penguen (Aptenodytes forsteri)


İmparator Penguen (Aptenodytes forsteri)

İmparator penguen (Aptenodytes forsteri), penguengiller (Spheniscidae) familyasının en büyük türü. Kral penguen (Aptenodytes patagonicus) ile beraber büyük penguenler (Aptenodytes) cinsine dahil edilir.

Görünüm :

İmparator penguen 1,30 metre boyda olabilir ve 50 kilogram ağırlığına kadar ulaşabilir. Gövdesi yuvarlağımsı, kafası ve ayakları küçüktür. Üstte siyah, altta beyaz tüyleri vardır. Böylece avlanırken aşağıdan avları tarafından, yukarıdan ise düşmanları tarafından zor farkedilir. Sadece boynunun altı ve yanakları sarı-turuncu renge sahiptir.

Dağılım ve yaşam alanı :

İmparator pengueni dünyanın en güneyde yaşayan penguenidir. Güney Okyanusu ve Antarktika'nın parça buzullarında yaşayan 300.000 nüfus bulunur. Üremek için yalnız, parça buzulları terk ederek, üreme ve kuluçkaya emniyetli olan sabit karaya doğru, 200 kilometreye kadar yürürler.

Beslenme :

İmparator pengueni bir deniz kuşu olup, sadece denizde avlanır. Balıklar, mürekkep balıkları ve kril adı verilen planktonik canlılar ile beslenir. İmparator penguenler gruplar halinde avlanırlar. Bu gruplar direk olarak balık sürülerine dalar, oraya buraya çok hızlı hareket ederek gagalarına gelen ne ise onu kaparlar. Küçük avları hemen suyun içinde yerken, daha büyük avları parçalamak için su yüzeyine çıkarlar. Av esnasında imparator penguenler büyük mesafeleri kat ederler. Bu esnada 36 km/saate kadar hıza, 535 metre kadar derinliğe ulaşırlar.Acil durumlarda yirmi dakikaya kadar su altında kalabilirler. Su ne kadar berrak ise o kadar derine dalarlar. Görerek avlanırlar, yani duyarak avlarını hissetmezler, onları yakalamak için görmek zorundadırlar.

Üreme ve yavru bakımı :

İmparator penguenleri ilk kez üç ile altı yaşları aralığında üremeye başlar. Kuluçka yerine doğru, donmuş deniz üzerinde karaya, 200 kilometreye kadar yürürler. Bu yer, Antarktika yazında buzun erimediği bir çevre olmalıdır. Nisan’da çiftleşme zamanı başlarken, Mayıs/Haziran (Antarktika kışı) kuluçkaya başlarlar. Diğer penguen türleri gibi yuva kurmazlar. Dişi, yaklaşık 450 gram gelen tek bir yumurta bırakır, yumurtayı bıraktıktan sonra kuluçka kolonisini terk ederek, besin arayacağı denize geri döner. Erkek yumurtaya oturur, karın bölgesindeki kıvrımları ile örter ve o şekilde de taşır. Buz gibi rüzgarlardan korunmak için hayvanlar sürekli yerlerini değiştirirler. Böylece her hayvan, bazen kenarda bezen de penguen kolonisinin sıcak iç kısımlarında bulunur.

Civcivler yaklaşık 64 günlük kuluçkadan sonra , Temmuz ortalarından itibaren yumurtalardan çıkarlar ve yetişkin hale gelmek için Ocak (Güney Yarımküre’nin yazı) ayına kadar zamanları vardır. Boz renkte narin ayva tüylere sahiptirler. Kafaları siyah, gözlerinin çevresinde beyaz bir halkaya sahiptirler. İlk başta erkek ebeveynlerinin karın kıvrımlarında kalırlar. Kuluçka evresinde vücut ağırlıklarının üçte birini kaybeden erkekler, yavrularını sütümsü bir madde ile beslerler.

Dişiler, yaklaşık üç kilogram ön sindirime uğramış balık ile civcivlere geri dönerler. Yavrular dişilerden ilk balıklarını alır. Bu kez rezervlerini doldurmak için denize erkekler gider. Sonrasında yaşlı hayvanlar sürekli besleme işini nöbetleşe değiştirirler. Bu arada Antarktika’da yaz hüküm sürmeye başlarken, bu kuluçka stratejisi avantajlarını gösterir. Yavruların büyümek için çok besine ihtiyaç vardır ve denize giden yol, parça buzlar eridiğinden artık çok daha kısadır.

Yavrular ebeveynlerini beklerken, bir anlamda kendi aralarında kreş oluştururlar. Antarktika soğunundan korunmak için birbirleri ile çok yakın dururlar.

Büyümekte olan genç penguen, zamanla narin ayva tüyünü kaybeder ve yetişkinlerin sahip olduğu tüylere kavuşur. Yaklaşık altı aylık olan genç hayvanlar, penguen kolonisini terk ederler ve ilk kez üç ile altı yıl kadar sonra, bizzat kendileri kuluçka yapmak için oraya geri dönerler.

Doğal düşmanlar :

İmparator penguenlerin çok az düşmanı vardır ve 50 yaşına kadar yaşayabilirler. Yetişkin bir imparator pengueni suda ya da suyun yakınlarında öldürenler, sadece leopar fokları (Hydrurga leptonyx) ve katil balinalardır. Bazen, buzul parçaların üstünde yırtıcımartıgiller (Stercorariidae) ve dev fırtına kuşlarının (Macronectes giganteus) civcivleri avladığı görülür. Genç penguen kayıplarının üçte birinin sorumlusu olan en büyük tehdit, dev fırtına kuşlarıdır

Anadolu Palamut Meşesi


Anadolu Palamut Meşesi (Quercus ithaburensis subsp. macrolepis)

Anadolu palamut meşesi (Quercus ithaburensis subsp. macrolepis), kayıngiller (Fagaceae) familyasından doğal olarak Anadolu'da yetişen meşe alt türü.
Morfolojik özellikleri

Palamut meşesinin meyveleri 3 cm kadar uzunlukta silindir şekilli, açık kahverenkli ve buruk lezzetlidir. Palut, pelit, palıt gibi isimlerle de bilinir. Esas olarak palamut, pelit ve kadeh (kupula) olmak üzere iki kısımdan meydana gelir. İki kısma birden palamut adı verilir. Pelit, silindirik şekilli, takriben 2 cm uzunluğunda, ucu basık ve beyaz tüylüdür. Kadeh ise 2-6 cm çapında olup, üst kısmı tırnak denilen üzeri tüylü, uzun, kalın ve kıvrık veya yatık çıkıntılarla örtülüdür.

Genel özellikleri

Palamut meşesinin meyveleri iki senede bir olgunlaşır. Olgunlaşma Eylül ve Kasım aylarında sona erer. Fakat olgunlaşma fazlalaştıkça kadeh ve tırnaktaki tanen miktarı azalacağından, palamutlar tam olgunlaşmadan Ağustos-Eylül ayları arasında toplanır. Palamut meşesi 5-10 yaşından itibaren meyve vermeye başlar. En çok ürün 25-30 yaşlarında alınır. Bir ağaçta ortalama olarak 25-50 kg ürün alınmakla beraber, yetişme ortamına göre bu miktar değişebilir. Kurutma ile palamut, ağırlığının % 40'ını kaybeder. Pelit, meyvenin ağırlığının % 30'unu, tırnak ise % 25'ini teşkil eder.

Kullanımı

Taze veya kavrulmuş meşe palamutları ishal durdurucu olarak kullanılır. Ayrıca hayvan yemi olarak da yer yer kullanılır. Kabuğu soyulduktan sonra kavrulmuş olan palamut, toz edilerek kahvesi yapılabilir. Tadlandırılarak midevî ve ishal durdurucu olarak istifade edilir. Boya ve deri sanayiinde de kullanılır.

Istranca Meşesi (Quercus hartwissiana)


Istranca Meşesi (Quercus hartwissiana)

Istranca meşesi (Quercus hartwissiana), kayıngiller (Fagaceae) familyasından yaprak döken bir meşe türü.

Morfolojik özellikleri

25 m'ye kadar boylanabilen düzgün gövdeli dar tepeli bir meşe türüdür. Gövde kabuğu düzenli aralıklarla çataklıdır. Sürgünleri dört köşeli, kahverengi, çıplak çok az sayıda lentisel vardır. Tomurcuklar terminal durumludur.

Yapraklar ters yumurta biçiminde; loplar sığ, 7-10 civarında yaprak damarı bulunur. Damarlar birbirine paralel, her iki yüzüde çıplaktır. Alt yüzünde basit ya da yıldız tüyler bulunur. Yaprak saplıdır.

Meyve bir yılda olgunlaşır. Kadeh pulları birbiri üzerine sıkıca kapanmış, uçları serbesttir. Meyve sapı 2-7 cm uzunluğundadır. Bir sapta 3-4 tane meyve bulunur.
Dağılımı

Dünya'da Bulgaristan, Romanya, Gürcistan ve Rusya'da yayılış gösterir. Türkiye'de Marmara bölgesinde Yıldız Dağları'nda ve Batı Karadeniz'de bulunur.

İspir Meşesi


İspir Meşesi (Quercus macranthera subsp. sysprensis)

İspir meşesi (Quercus macranthera subsp. sysprensis), kayıngiller (Fagaceae) familyasından Türkiye'ye özgü endemik meşe alt türü.

7 m'ye kadar boylanabilen küçük bir ağaçtır. Sürgünler önceleri tüylü sonradan dökülür. Tomurcuklar 4-6 mm uzunluğunda tüylüdür. Yaprakları ters yumurta biçiminde sürgünün ucunda toplanmıştır. 5-9 adet düzenli loptan oluşur. Yan damarlar 6-10 civarında birbirlerine paraleldir. Yaprak sapı çok kısadır. Kadeh pullarının üzeri biz şeklindedir. Meyve yarım küre şeklinde 1,5 cm kadar olup kadah pullarının 1/2 ya da 2/3'ünü içine almıştır.

Endemik bir tür olan ispir meşesi Doğu Anadolu bölgesinde yayılış yapar.

Ülkemizin bu endemik alttürü, Mudurnu, Kastamonu, Çorum, Amasya, Sivas, Gümüşhane, Yozgat, Sivas-Zara, Tunceli ve Erzurum yörelerinde yetişir.

Doğu Karadeniz meşesi (Quercus pontica)


Doğu Karadeniz meşesi (Quercus pontica)

Doğu Karadeniz meşesi (Quercus pontica), kayıngiller (Fagaceae) familyasından 15 m'ye kadar boy yapan çalı görünümünde bir meşe türü.

Morfolojik özellikleri

Kabuğu düzgün, yaşlanınca çatlaklıdır. Genç sürgünler köşeli, tomurcuklar oldukça iridir. Elips biçimindeki yaprakların uzunluğu 10-25 cm, genişliği ise 5-12 cm olup kestane yaprağına benzer. Yaprak sapı ufaktır. Palamut meyve 2-4 cm uzunluğunda olup dal üzerinde 2-4 kadarı bir arada kümelenmiş vaziyette görülür.
Dağılımı

Doğu Karadeniz meşesi Kuzey Avrupa'da süs ağacı olarak da yetiştirilir. Batı Kafkaslar'da Gürcistan ve Türkiye'nin kuzeydoğu bölgelerinde bulunur. Türkiye'de Trabzon, Rize, Hopa, Artvin ve Çoruh dolaylarında diğer ağaç türleri ile münferit olarak bulunur. Çok yavaş büyür.

Kasnak Meşesi (Quercus vulcanica)


Kasnak Meşesi (Quercus vulcanica)

Kasnak meşesi (Quercus vulcanica), kayıngiller (Fagaceae) familyasından 25-30 m boya ulaşabilen geniş ve yaygın tepeli bir meşe türü.
Morfolojik özellikleri

Genç sürgünler sarımtrak veya kırmızımtrak olup, önceleri tüylü daha sonraları çıplaktır. Tomurcuklar büyük yumurta biçiminde kahverengi kırmızı, tüysüzdür. Tomurcuk pullarının kenarları kirpiklidir. Yapraklar sürgünler üzerinde oldukça aralıklı dizilmiştir. Yaprak ayası ters yumurta veya eliptik biçimli, dip tarafı çarpıktır. Yaprakların alt yüzü basık ve yıldız tüylüdür. Üst yüzü çıplak ve koyu yeşildir. Kadeh çok belirgin ve yarımküre şeklindedir.
Dağılımı

Türkiye'de endemik bir türdür. Kütahya, Konya, Afyon, Isparta, Eğirdir, (sütçüler) yörelerinde bulunur. 1300-1800 m yükseltilere kadar çıkabilir.

Mazı Meşesi (Quercus infectoria)


Mazı Meşesi (Quercus infectoria)

2-20 m'ye kadar boylanabilen geniş tepeli, yarı daimi yeşil çalı veya ufak bir ağaçtır. Tomurcukları kestane kırmızısı rengindedir ve pulların kenarı kirpiklidir. Yaprakların sararıp dökülmesi her zaman sonbaharda olmaz, özellikle kışların ılık geçtiği yıllarda ilkbahara kadar devam eder. Yaprak ayası boyut ve renk bakımından çok çeşitlidir. Deri gibi kalın, yumurtamsı veya uzun oval ve çoğunlukla ondüleli olan yaprakların kenarları 4-8 adet dilimli loplu üçgenimsi dişli veya tam kenarlıdır. Dip tarafları ise yuvarlakça veya geniş kama şeklindedir. 6-11 çift yan damar bulunur; yaprağın alt yüzünde seyrek, yıldızsı tüyler vardır ya da tamamen çıplaktır. Yaprak sapları 1-15 mm'dir. Kupula sapsız ya da 10 mm saplı, kadeh yarım küre biçiminde, 10-18 mm çapındadır. Palamutun 1/3 veya 2/3 kısmı kadeh içerisindedir. Kadeh pulları birbiri üzerine sıkıca kapanmıştır, gri tüylüdür.



Doğal yayılış alanı Güney Avrupa, Türkiye, Suriye ve İran'dır. Türkiye'de iki alttürü yetişir.

Macar Meşesi (Quercus frainetto)


Macar Meşesi (Quercus frainetto)

Macar meşesi (Quercus frainetto), kayıngiller (Fagaceae) familyasından doğal olarak Güney Avrupa, İtalya, Balkanlar ve Türkiye'de yayılış gösteren bir meşe türü.
Morfolojik özellikleri

40 m'ye kadar boy yapabilen kalın dallı geniş tepeli büyükçe bir ağaçtır. Gövde kabukları yukarıdan aşağıya doğru çatlaklı haldedir. Yan tomurcuklar sarmal dizilmiştir. Genç sürgünleri tüylü ya da çıplaktır. Lentiseller çok sayıda ve görülebilir haldedir. Tomurcuklar son derece iri ve dolgundur. Tomurcuklar keçe gibi tüylerle örtülmüştür.

Yapraklar ters yumurta şeklindedir. Orta damara kadar olan loblar ayrılır. Damarlanma tali (ikincil) loblara göre şekillenir. Lob sayısı 6-9 civarındadır. Yaprak sapları yok denecek kadar azdır. Yaprağın dip tarafında kulakçıklar bulunur.

Meyve daha çok sürgün uçlarındadır. Meyve kadehi 15 mm civarında ve sapsızdır. Palamut oldukça iridir; 25 mm kadar az tanenli ancak nişastalı dır.
Dağılımı

Türkiye'de, Trakya, Kuzey Batı Anadolu ve Marmara bölgesinde yayılış yapar.